Etiket protein

Sağlıklı beslenmek için neler yemeliyiz? / Tavuk etinin faydaları 1




Tavuk eti beyaz ettir, yani sindirimi dana ve koyun etinden daha kolaydır. kolesterol yapmaz. Yaşlılar, başta göğsü olmak üzere, korkmada tavuk eti yiyebilirler. Tavuk ve piliç; protein madensel tuzlar ve vitamin kaynağıdır. Güç ve enerji verir, İbni Sina ve Hpokrat gibi ünlü hekimler tavuk etini birçok hastalığa karşı iyileştirici ve ilaç olarak verirlerdi. Ayrıca tavuk eti ve tavuk suyuna yapılmış çorbalar DomuzGribi (H1N1)’ne de iyi geldiği düşünülen başlıca besinlerden biridir.

Sağlıklı beslenmek için neler yemeliyiz? / Dana etinin faydaları 0




Dana eti B12 vitamini içerir. Karbonhidratlar, protein ve yağların işleme tabi tutulması için gereklidir. Özellikle sinir hücrelerinin büyümesi ve tüm hücrelerin tamirinde, protein oluşumunda aminoasitlerin işlevinde önemli rol oynamaktadır. Folik asit ile bileşimi sinir hücrelerinin kılıflarının korunabilmesi ve DNA sentezi için gereklidir sonuç olarak sinir iletilerini kolaylaştırır.

Vitamin B12′nin kanıtlanmış yararları;

  • Normal büyüme, gelişmede olumlu rol oynar
  • Sinir hasarlarında tedavi edici rol oynar
  • Pernisiyöz anemi tedavisinde kullanılır
  • Mide bağırsak sisteminin bir kısmı cerrahi olarak çıkartılmış olan hastalarda oluşabilecek B12 vitamin eksikliğine bağlı belirtileri önler
  • Vejeteryanlarda ve bir takım emilim bozukluğu olan hastalarda oluşabilecek B12 vitamin eksikliğine bağlı belirtileri önler
  • Bağışıklık ve sinir sistemlerinin güçlendirir.

Sağlıklı beslenmek için neler yemeliyiz? / Kuzu etinin faydaları 0




Bu bölümde sizlere sağlıklı beslenmek için neler yapmalıyızdan yanı sıra neler yemeliyiz kısmını aktaracağız. Özellikle bu kısımda tükettiğimiz besinlerde ne gibi yararlar var bölümü olacak.

Kuzu eti:

Et, vücudumuz için gerekli B12 vitamini kaynağıdır, bunun yanında yine önemleri ç0k olan B6 nasin, riboflavin, tiamin ve pantotanik asit vitaminlerinin de önemli kaynaklarından biri ettir. Ayrıca, çinko kobalt,magnezyum, fosfor ve demir için de ana kaynak durumundadır. Özellikle demir vücudun kolayca absorbe edebileceği bir formda bulunur  ki, bu önemli bir faktördür. Tabii anlatılan bu özellikler yanında proteinler gerektiği anlamda vücut için enerji kaynağıdır. Netice olarak içerdiği önemli amino asitleri, B kompleksi ve diğer vitaminler, demiri ve diğer mineral maddeleri ile etin beslenmemizdeki yerinin, diğer kaynaklarla kaplanmayacak kadar büyük olduğunu söyleyebiliriz.

Sağlıklı beslenmenin yolları 0

Bir önceki yazımızda sağlıklı beslenmenin temel öğelerini başlıklar halinde vermiştik, şimdi verdiğimiz bu başlıkları içerikleri ile birlikte inceleyeceğiz.

Yemeklerinizi sevgilinize hazırlarmış gibi hazırlayın!

Yeni aşık olduğunuzu ve sevgilinizi yemeğe davet ettiğinizi hayal edin mükemmel olurdu değil mi? Daha yemeği hazırlamaya başlarken içinizde bi kıpırtı sebebini çözemediğiniz bi heyecan hissi oluşur. Peki kendimiz için hazırladığımız yemekte neden bu adar özenli ve heyecanlı davranmazsınız? Tek kişilik mönü hazırlarken de aynı sevgiyi, neşeyi ve özeni göstermeyi ihmal etmeyin.

“Çabuk, Çabuk, Çabuk…” Alışveriş yaparken ve yemek yerken hep aynı telaş içerisinde oluruz nedense. Sepetimizi de markette satılan kıyılmış soğanlar veya havuçlar, içine sadece yumurta kırıp fırına sürülecek kolaylıktaki kek karışımlarıyla, yani önceden hazırlanmış ürünlerle doldururuz. işte bu yüzden de yemek yaparken alacağımız hazzı neredeyse unutur olduk. Oysa, kendi ellerinizle yaptığınız ekmek ve reçelden oluşan kahvaltı, neşenize neşe  katar, bu da sindirim sisteminizi olumlu yönde etkiler.

Yemeğinizi tanıyın!

İş çıkşında evimize gelir gelmez elimizdeki paketin plastik folyosunu yırtıyor, kartonuyla birlikte çöp kovasına atıyor ve içindeki pizzayı hemen fırına veriyoruz. Günümüzün koşulları nedeniyle besinlerle olan iletişimimiz maalesef hep sınırlı kalıyor. Oysa sağlıklı beslenebilmemiz için yediğmiz besinler hakkında mümkün olduğunca detaylı bilgiye sahip olmalıyız. Örneğin; karbonhidrat nedir? Avokadonun içinde hangi vitaminler bulunuyor? Yediğimiz besinlerle ilgili ne kadar çok bilgi edinirsek, alışveriş yaparken de bi o kadar seçici olabiliriz. Mesela trans yağ asitlerinin kolesterol değerini yükselten bir etkiye sahip olduğu hakkında bir fikir sahibi olursak, hazır gıdalar bize o kadar da lezzetli gelmeyeektir. Bunun aksine sinir sistemimizin ve kalbimizin potasyumdan ne kadar memnun kaldıklarını bilirsek, yediğimiz muz bizi daha mutlu kılar.

Mutfağınızı toplayın!

Hemen her mutfakta, kıyıda köşede kalmış küçük bir dolap vardır. İçinde de son kullanma tarihi geçmiş olan yağ şişeleri ve kokusunu yitirmiş baharatlar yer alır. Şimdi tazeliğini yitirmiş olan herşeyi mutfaktan defetmenin vakti geldi. Hemen alışverişe çıkın ve gerçekten ihtiyaç duyduğunuz şeyleri satın alın. Mümkünse en tazlerinden!

Öğünlerinizi süsleyin!

Yaşasın, yemek saati geldi! Şimdi televizyonunuzu kapatın ve masanın üzerindeki ıvır zıvırı da kaldırın. Ardından sofranızı içinde taze çiçeklerin yer aldığı bir vazo, porselen yemek takımı, gümüş çatal bıçak takımı ve güzel peçetelerle donatın. Büyük bir keyifle yaptığınız yemeğinizi de süsleyerek servis edin. Örneğin patateslerin üstüne maydonoz serpiştirebilirsiniz. Eğer bu öğününüzü ailenizle birlikte yiyecekseniz, gün boyunca yaşadığınız olayları anlatmanız ve onları dinlemeniz için mükemmel bi fırsat yakaladınız demektir. Yemeğinizi tek başınıza yiyecekseniz, bunu her türlü sorundan uzaklaşıp huzuru yakalamanız için iyi bir fursat olarak düşünün.

Tüm duyularınızla yiyin!

Yemek yerken sadece tat alma duyularınızı kullanırsanız; duyu israfı yapmış olursunuz. Çünkü ancak tüm duyularımızı kullanırsak yemek gerçek bir ziyafete dönüşebilir. Bu yüzden sofraya oturduğunuzda, yemeğin lezzetini tatmadan önce, duyularınızı harekete geçirmeyi ihmal etmeyin. Örneğin tabağınızdaki yemek nasıl kokuyor, nasıl görünüyor, farkına varmaya çalışın.

Doymadan önce yemeğe son verin!!!

Tıka basa yiyebilmek, yani tabağı silip süpürebilmek için kendimize her zaman bir bahane buluyoruz; “Yemek ziyan olmasın”, “Buna o kadar para verdim”, ” Birçok insan yemek bile bulamazken yemeği yarım bırakmak olmaz”. Oysa tıkabasa yemek yerine, midemizin üçte ikisi dolduğunda sofradan kalkmamız gerekiyor. Böylelikle gereksiz kaloriyi vücudumuza almamış oluyoruz. Hepimizin bildiği gibi beynimiz midemize ” tokum” sinyalini gönderebilmek için biraz zamana ihtiyaç duyuyor. Dolayısıyla, yemeğinizi alel acele değil, yavaş yavaş yemelisiniz. Arta kalan besinleri israf etmek zorunda da değilsiniz ayrıca. İsterseniz buzluğa atabilir ve başka bir öğünde yiyebilirsiniz. Veya; bu besinlerden farklı bir yemek çeşidi de çıkartabilirsiniz. Örneğin, tencerede kalan sebzelerden lezzetli bir çorba yapabilirsiniz.

Şükranla yiyin!

Biraz önce ağzınıza attığınız kereviz, küçük bir tohum tanesinden oluştu, toprak ona besleyici maddeler sağlarken, hünerli eller de toplayıp satışa sundu. Toprağın zenginliği, güneşin sıcaklığı ve ellerin çalışkanlığı şimdi tabağınızın içinde yer alıyor. Siz de bu yoğun çabaların sonucunda sofranıza kadar gelen besinler için her zaman şükretmeye özen gösterin.

Sağlıklı Olun is powered by WordPress and FREEmium Theme.